Amerika Vizesi Nasıl Alınır? 'Ağustos 2014'

Her ne kadar New York gitmek için yanıp tutuştuğumuz bir yer olmasa da Amerika’ya bir kez gidenlerin tekrar tekrar gitmeleri aklımıza şüphe düşürüyor, bu işte bir iş var deyip biz de nihayet birikmiş millerimiz ile Amerika'da akla ilk gelen destinasyon olan New York’a gidiş dönüş biletlerimizi alıyoruz.

Gelelim vize mevzuuna...

1.adım
Öncelikle Türkish US Embassy'nin sitesini girip DS-160 isimli online vize formunu dolduruyoruz.
https://ceac.state.gov/genniv/default.aspx



Formda sorular Türkçe ve doldurmak yaklaşık yarım saat sürüyor. Vize tipi olarak B1-B2 vizelerini seçiyoruz. Ezbere bildiğimiz kişisel bilgiler dışında bir tek gideceğimiz yerde kalacağınız otel, kişi vs. bilgisi gerekiyor. Bunun için www.booking.com’dan bir otel rezervasyonu yaptırmamız yeterli. PC'mizde kayıtlı vesikalık formuna sokulabilecek beyaza yakın fon renginde herhangi bir resmimiz dışında forma attach etmemiz gereken başka bir belge yok.  PC'de hiç resmimiz yoksa arkadaşımıza rica ediyoruz, telefonla çekiyor, başvuru sitesinde normal resmi onların istediği boyuta getiren program zaten var
İşte başvurumuz tamamlandı bile. Başvurumuza ait başvuru no ve barkod bilgisini içeren doküman mail adresimize düşüyor ve bu dokümanı saklıyoruz.

2. Adım
Elimize kâğıt kalem alıp 0 850 2526355 no'lu konsolosluk telefonunu arıyor, öncelikle vize ücretini ödemek için yönlendirdikleri tuşa basıyor, kredi kart bilgilerimizi verip 160 dolar'ın kartımızdan çekilmesini sağlıyoruz. Ödediğinize dair verilen onay numarasını mutlaka bir kâğıda yazıp kayda alıyoruz. Başka biri için ödeme yapmak isteyip istemediğinizi sorduklarında birlikte vize almak istediğimiz, dolayısı ile görüşme randevusuna birlikte gitmek istediğimiz biri varsa evet diyoruz. İkinci kişi için de karttan ödeme yapıp, sesli yanıt sisteminden ayrılıyor, çağrı merkezine bağlanıyoruz. Çağrı merkezinde kırık bir Türkçe ile konuşan kişiye ücreti ödediğimize dair kaydetmiş olduğumuz numaraları kontrol ettiriyor ve her iki tarafa uyan gün ve saatte randevumuzu oluşturuyoruz. 

Örneğin ben Cuma günü telefon ediyorum, Salı 8:00 olur mu diye soruyor, Çarşamba olsa olur mu diyorum, Çarşamba 8:30 a randevumuzu oluşturuyor. Bu noktada alabileceğiniz en erken saate randevu almanızı tavsiye ediyorum çünkü ilerleyen saatlerde randevularda ciddi sarkmalar oluyor. Randevu saati sabah 7:30'da başlıyor.

3. Adım
6 ay içerisinde çekilmiş 5cm'e 5cm boyutunda resmimiz olmadığı için en yakın fotoğrafçıya gidip ediniyoruz. Bize bir tane gerekiyor ama el mecbur 6 adet çektirip 5 tanesini hiç kullanılmamak üzere bir çekmece köşesine terk ediyoruz. Geçerli bir pasaportumuz da var ise artık randevuya hazırız.

4. Adım
Randevu günü gelip çatıyor. Pasaportumuz, fotoğrafımız ve başvuru formumuzun yanımızda olduğuna emin oluyoruz. İstinye tepelerindeki konsolosluk binasına gidip üzerimizdeki telefon, fotoğraf makinesi, ipad, laptop vari tüm elektronik cihazları özel aracımıza, özel araçla gelmemiş isek konsolosluğun karşısında çaycılık ve tostçuluk misyonlarına emanetçilik misyonunu eklemiş cingöz kahve sahiplerine bırakıp konsolosluk ana güvenliğinden geçiyoruz.


Bina içindeki diğer bir güvenlik kontrolü ve doküman uygunluk kontrolünden sonra asansörle üst kata çıkıp mülakat sıra numarası alıyoruz.

Burada banka şubesinde sıra beklermişçesine koltuklarda oturup elindeki numarayı takip eden güruha katılıyoruz. Çabucak sıra gelmesine seviniyor ancak gişeyle ilk buluşmamızın sadece dokümanların alınması ile ilgili olduğunu anlıyoruz. Daha sonra "sa ealiniz, sol ealiniz" şeklindeki kırık Türkçesi ile parmak izlerimizi alan görevlinin gişesine çağrılıyoruz. Bu aşamadan sonra mülakat yapan 2 gişeden birine sıramızın gelmesi için 2 saate yakın bir süre beklememiz gerekiyor.

Mülakatlar otuz saniye de sürebiliyor, 10 dakika’ya kadar uzaya da biliyor. Aradaki camın ardından gerçekleşen mülakatta konuşulanları tüm sıra bekleyenler rahatlıkla duyabiliyor. Vizenin süresi değil ama verilip verilmediği mülakat sonunda anında bildiriliyor. Mülakatları Türkçe bilen Amerikalılar yapıyor. İngilizcesi yeterli olanlar kendi tercihlerine bağlı olarak İngilizce devam edebiliyorlar.

Beklediğimiz süre boyunca bizim önümüzdeki gişede mülakata girenlerden %60, %70 skalasında bir kabul oranı gözlemliyoruz. Genellikle kabul edilenlerin mülakatları kısa, edilmeyenlerinki uzun sürüyor. Okumaya giden öğrencilere, bordrolu çalışanlara vize verilirken, küçük çaplı şirketleri olan serbest meslek gruplarına, gittiklerin ne kadar kalacaklarını ön göremedikleri kişilere vize verilmiyor. Mülakat sırasında başvuru formu dışında ekstra bir belge nadiren isteniyor.

Bizim görüşmemizde ise Amerika'ya niçin gitmek istediğimiz ve mesleğimizin ne olduğu şeklindeki usulden iki soru dışında bir soru gelmiyor. Yeni soruları heyecanla beklerken vizeniz onaylandı diye elimize bir kağıt tutuşturuluveriyor. Konsolosluktan bir yandan rahatlamış olarak, bir yandan da bunun için mi iki saattir bekliyoruz hissi ile ayrılıyoruz.

3 gün sonra cep telefonuma gelen mesaj ile başvuru formunda bildirdiğimiz en yakın PTT şubesine gidiyoruz, pasaportumuzun içerisindeki 2024 yılına kadar verilmiş Amerikan vizesini görünce çok seviniyoruz. Amerika bundan sonra kork bizden, geliyoruz:)


Etiketler: , , ,