İstanbul'da Hafta Sonu Çocuklarla Doğada Gezilecek Yerler

1-Polonezköy

Doğa ile iç içe olmayı seven aileler için İstanbul'un arka bahçesi konumunda yeşilin, ormanın korunduğu nadir yerlerden biri Polonezköy. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü üzerindeki Kavacık sapağından sapılıp Acarkent'i geçtikten sonra Polonezköy tabelalarını takip ederek ulaşılabilen bu köyde benim favori mekanım ise Stella.


Tepeden ormana hakim manzarası, yemyeşil ambiyansı ve orman yoluna direkt bağlantısı ile bence bölgedeki benzerlerinden bir adım önde.
 


Ormanda güzel bir yürüyüş sonrasında mekandan etinizi, salatanızı, patatesinizi alıp, hazırladıkları mangalda kendiniz pişirip kendiniz yiyebilir, çimlere ya da hamaklara yayılıp güneşin tadını çıkarabilirsiniz.

2-Büyükada

İnsanda İstanbul'da değiliz hissi uyandıran vazgeçilmez destinasyonumuz. Heybeliada, Kınalıada ve Burgazada' da çok sevsem de Büyükada'nın kalbimde yeri ayrı.  Bostancı'dan motorla uzaklaşmaya başladığı anda farklı moda geçiyor insan...


Adaya vardıktan sonra Prinkipo'dan dondurma alarak geziye başlayabilir, çarşı içinden faytona binebilir ya da bizim tercih ettiğimiz gibi bisiklet kiralayıp küçük tur yoluna koyulabilirsiniz. Küçük çocuklu aileler için arkası oturaklı kemerli kiralık bisiklet seçenekleri de mevcut. 


Adanın muhteşem güzellikteki evlerinin önünden geçerken kendinizi geçmişe ışınlanmış gibi hissetmeniz mümkün. Lunapark Meydanı'na vardığınızda eşek ve at sevme molası verip daha sonra turun diğer yarısını tamamlayabilir, karınlar zil çalmaya başladığında çarşı içindeki Altın Fıçı'nın meydana attığı masalara çökebilirsiniz. Midye tava, patates tava, kokoreç ve bira dörtlüsü bizim buradaki favorimiz. Daha oturaklı bir öğün için deniz kıyısındaki balık restoranları da keyifli bir alternatif...


3- Burgazada

Büyükada'nın kalabalığından hoşlanmayanlar için daha tenha bir ada alternatifi. Sait Faik Abasıyanık'ın romanlarına konu olan bu adada karşınızda Heybeliada, Kınalıada manzarası ile yeşillikler içinde bir gün geçirmeniz mümkün. Burada da faytonla gezebilir, bisiklet kiralayabilirsiniz. Hatta daha az engebeli yapısı sebebi ile bisiklet kullanmanın Büyükada'ya nazaran daha kolay olduğu söylenebilir.


Yemek molası için sahilde vapur iskelesinin oradaki Barba Yani'yi ve yemekleri için değilse de ambiansı için adanın batısında denize nazır büyük bir bahçe içinde kurulu Kalpazankaya Restoran'ı önerebilirim. 


4-Riva

2. Köprü yolundaki Kavacık sapağından dönüldükten sonra yarım saatte ulaşılan Riva yazın deniz kum güneş üçlüsüne en kısa sürede ulaşılabilecek destinasyonlardan. 


Baharda ve güneşli kış günlerinde bile kumsalda oturup dalgaların sesini dinlemek huzur verici. Üzerine Riva Deresi'nin Karadeniz ile buluştuğu noktadaki Kalyon Restoran'da meze ve balık ziyafeti de eklenirse değmeyin keyfinize. Kalyon'da İstanbul'daki pek çok boğaz balıkçısında bulamayacağınız çeşitlilikte mezeler tatmanız mümkün. Riva Kalyon Restoran detayları için tıklayınız...


5-Anadolu Kavağı, Yoros Kalesi,Poyrazköy

Her ne kadar haftasonları fazla kalabalık olsa da erken yola çıkıldığında keyifle gezilebilecek bir rota. Yoros Kalesi'ni gezip tepeden boğazı izledikten sonra Kale'den Kavak'a doğru uzanan yokuş üzerinde stepler halinde konumlandırılmış Yoros Kafe'de panoramik manzara eşliğinde kahvaltı edebilir, üzerine Kavak'ta dondurma veya waffle keyfi yapabilirsiniz. 


Siz de 'En güzel kahvaltı benim evde hazırladığım kahvaltıdır' diyenlerdenseniz kahvaltı sonrası yollara dökülüp Yoros Kalesi'ni gezdikten sonra Anadolu Kavağı'nda denize nazır balık keyfi yapabilirsiniz. Yosun Restoran'da midye tava patates bira üçlüsü güzel bir alternatif.




Yemek sonrası Poyrazköy'e doğru uzanıp kumsalda yürüyüş yapmak keyifli olabilir. Güneşli günlerde Poyrazköy balıkçılarının kumsalın yanıbaşındaki masaları da geç öğle yemeği için değerlendirilebilir...


6-Saklıgöl/ Şile

Ümraniye'den Şile yönüne sapıldıktan sonra yaklaşık 1 saatte ulaşılan Şile de yazın deniz, kum güneş üçlüsü için kolay ulaşılabilir bir alternatif. Deniz sezonu dışında da gidildiğinde kumsalda deniz havası alabilir, limanda yürüyüş yapıp balıkçıya dönüştürüşmüş teknelerde balık yiyebilir ya da evde akşam yemeği için liman balıkçılarından taze balık alabilirsiniz.


Diğer bir alternatif de ana yoldan Şile merkezin tam tersi yöne sapıp, Saklıgöl yolu üzerindeki bahçelerde gözleme ayran keyfi sonrasında Saklıgöl'e ulaşıp göl etrafında trekking yapmak. 


Güzel manzaralar eşliğinde yapılan yolculuk sonrası ulaşılan, ormanın içine saklanmış bu gölün manzarası gerçekten etkileyici. Buradaki tek tesis olan Saklıgöl Kafe'de de isterseniz restoran servisinden faydalanabilir, isterseniz masa ve mangal kiralayabilirsiniz.


Şile ve Saklıgöl detayları için tıklayınız...

7- Karaburun Limanı 

Karaburun Limanı,  Çekmece göllerinin hizasına denk gelen Arnavutköye bağlı, yine Karadeniz kıyısında bir liman köyü. Avrupa Yakası'nda oturanlara daha yakın köyün uçsuz bucaksız bir kumsalı, Hanımeli isimli meşhur bir balıkçısı var. Göktürk Kemerburgaz'a doğru yapılan yeni yol sebebiyle ulaşımı rahat olduğu için bu balıkçıya talep oldukça yoğun. Pazar yerine Cumartesi gitmeyi tercih etmenizi öneririm...
 


8-Taşdelen Mesire Yeri

Çekmeköy'de, şehirden çok da uzaklaşmadan orman havası alabileceğiniz, tahta masalarda ister kahvaltı pikniği, isterseniz de kendi mangalınızı yakabileceğiniz sayfiye yeri. Çok geniş bir alana yayıldığı ve masalar birbirine uzak yerleştirildiği için insanlarla iç içe olma sorunu yaşanmıyor.


9-Belgrad Ormanları

İçerisinde 6 km'lik yürüyüş ve koşu parkuru bulunan Avrupa yakasının en çok bilinen ormanlık alanı Belgrad'ta rota dışına çıkıldığında çok güzel dere ve göletlere de rastlamak mümkün.


Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında görsel olarak oldukça etkileyici. Tüm kamuya açık alanlarda olduğu gibi kalabalıktan kaçınmak için mümkün mertebe erken saatlerde gidilmeli. Toprak ananın kollarında güzel bir yürüyüş sonrası kahvaltı pikniği yapmak bence buradaki en güzel alternatif...



10-Beykoz Kaymak Donduran Mesire Yeri 

Beykoz sahilinden 5 km mesafedeki Akbaba Köyü yolu üzerindeki bu ormanlık alanda ahşap masalarla donatılmış birden fazla piknik alanı mevcut. 


Sonbahar ve kış aylarında oldukça da sakin. İster doğanın kollarında güzel bir kahvaltı, ister orman yürüyüşü isterseniz de özel mangal alanlarında izin verilen mangal keyfi yapabilirsiniz… Nasıl tercih ederseniz… Sonbaharda kestane toplamak ve bolca sincaba rastlamak da mümkün… Beykoz sahilinde boğaz yürüyüşü sonrası piknik yapmak şeklindeki bir ikileme için de lokasyonu gayet uygun…


11- Kulindağ Dağ Evi 

2. Köprü yolu üzerindeki Kavacık sapağından Riva'ya doğru giderken karşınıza çıkan Mahmut Şevket Paşa Köyü ayrımından ulaşılan Kulindağ,  ormanlık bir vadinin yamacına kurulmuş bir dağ evi....


Kulindağ'ı ister günübirlik ziyaret edip  ormana nazır teras restoranında kahvaltı ya da öğle yemeği alabilir, isterseniz de gece dağ evinin etrafındaki bungalovlarda konaklayabilirsiniz. Akşamları yakılan kamp ateşi etrafında toplanıp şarkı söylerken izcilik günlerinize geri dönmeniz de mümkün.  Ateşte kızartmak için yanınıza sucuk almayı unutmayın....       


Hafta sonu İstanbul'a yakın doğaya kaçış alternatifleri pek yakında blog'ta...

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,